30 kişi kendisini tutuyor, 7 arkadaşı var.
ben onunla deşarj olurum....
ayna'mdır...
o kadar hissederim anlattıklarını..
beni anlar işin garip yanı...
nesli tükenenlerden...
o ne yaptığını bilir.
yığma beton... taş ulan... bu kadar yakışıklılık sana da bana da zarar!
"içine ışık giren bir kutu düşünün, ama içini açıp bakamadığınız bir kutu bu... kutunun içinde de bir kedi vardır... ve kediye doğrultulmuş bir silah ve silahın tetik mekanizmasına bağlı bir ışık reseptörü vardır kutunun içinde... eğer o reseptöre ışık dalga olarak çarparsa silah ateş alır ve kedi ölür... eğer reseptöre ışık parçacık olarak çarparsa silah ateş almaz ve kedi yaşar... ama ışık teorisine göre ışık: yarı dalga yarı parçacıktır... bu da kutunun içini göremediğimiz için ve gözlemci olamadığımız için kedinin aynı anda hem ölü hem de diri olduğu sonucunu çıkarır, çünkü silah hem ateş alır hem almaz..."
shrodingerin kedisindenmis bu, turkiye de demokrasi onundeki kutulardan herbiri gibi sanki, bireyleri kutulastirmaya goturen kutularin imalatini baskilayan bir guc mu var?
Kedi mi kutu mu dur bizde farkindaliklarini tamamlamis aydin kesimler? Aydin kesim var midir ya da? Alev Alatli nin anlattigi kutu da kedi de silah( tehdit) de kurgu olduguna gore, acaba bunu kurgulattiran sistemin elestirisi ve degistirilemezliginin sarsilmasi bizleri kurtarir mi? Neden bizim insanlarimiz hayatla ilgili en basit konulari kedili silahli karanlik kutu gibi algilamayi secer sorusu da gelir hemen aklima.
varolusu kanitlanmis foton, kedi, silah, kutu, silahin tetik mekanizmasi, kutunun acilamazligi, silahin kursunu, silahin mekanizmasi, kursun haznesi, silahin hangi model bir silah oldugu, kedinin kutu icindeki pozisyonu, kedinin kutu icindeki pozisyonunun degistirilemezligi,silahin kutu icindeki pozisyonunun sorgulanmasi, kutuyu icindekilerle birlikte vareden gucun sorgulanmasi, kutunun imalati, ve daha bircok konu daha dusunurum.
evet
üyesi olduğu bir topluluk yok